Erdoğan: Cumhur İttifakı cumhurun ve Cumhuriyet’in teminatıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa’nın ilk 4 maddesine ilişkin, “Kimse endişe etmesin, Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı cumhurun ve Cumhuriyet’in teminatıdır. Buralarda herhangi bir spekülasyona nasıl 21 yıldır biz fırsat vermediysek, bundan sonra da kesinlikle böyle bir spekülasyona, böyle bir yaklaşıma asla fırsat vermeyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATV-A Haber’de yayımlanan “Gündem Özel” ortak canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun korku senaryolarıyla korku imparatorluğu kurarak insanları kandırmaktan vazgeçmediğini belirten Erdoğan, “Dün bir de vatandaşlara SMS göndermiş. Kendisi seçilirse vatandaşın kredi kartı borçlarını Hazine devralacakmış. Böyle bir şeye inanıyor musunuz ya? Yani bu nasıl bir yalan ya? Yani bu zat yalan vaatleriyle milleti aldatmaktan vazgeçmiyor. Sen şu anda neyin hesabını yapıyorsun ya? Bir defa bütçeyi nerenin onayıyla çıkaracaksın? Parlamentonun onayı gerekmiyor mu? Şu anda Meclis’te 323 nerede? Cumhur İttifakı’nda.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, komisyonların da ağırlıklı olarak Cumhur İttifakı’nda olduğunu, Kılıçdaroğlu’nun yalan söylediğini, Plan Bütçe Komisyonu’ndan bunu geçiremeyeceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu’nun milleti aldattığını dile getiren Erdoğan, “Borçların Hazine’ye yüklenmesi, yapılandırılması konularında, düzenleme yapma yetkisi Meclis’e aittir, Plan Bütçe Komisyonlarına aittir. Buralardan bunu geçirmen lazım, burada Cumhur İttifakı hakim olduktan sonra bunu nasıl yapacaksın? ya önce bunu öğren ya. Milletimize yalan söyleme, milletimizi aldatmaya kalkma. ‘Ben bunların hepsini halledeceğim.’ diyor. Bol keseden atıyorsun. Neymiş ondan sonra? Hesap uzmanıymış. Senin her yerin hesap uzmanı olsa ne yazar ya?” diye konuştu.

Erdoğan, geçmişte AK Parti olarak kredi kartı borçlarına dair düzenlemeleri hep komisyondan ve Meclis’ten geçirdiklerini, ihtiyaç halinde bankacılık sektörünün ‘Düzenlemeye ihtiyaç var.’ dediği yerde kendilerinin yine gerekli yasal düzenlemeleri Meclis’ten geçireceklerini anlattı.

“Bu ülkede bir sorun varsa onu da yine biz çözeriz”

Kılıçdaroğlu’nun başkanlık sisteminde bu işi yapmasının zor olduğuna değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Başkanlık sisteminde bunu hiç yapamazsın. Niye? Çünkü başkanlık sisteminde buralardaki özellikle cumhurbaşkanının geçirdiği bir bu noktadaki kararname gidecek Meclis’e, Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi lazım. Meclis Genel Kurulu’ndan geçmedikten sonra sen bu işi yapamazsın. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi de yetmiyor bu yeni sistemde. Bu ülkede bir sorun varsa onu da yine biz çözeriz. Biz başkan olduğumuzda Meclis çoğunluğu kimde olacak? Bizde olacak, 323’le. Dolayısıyla 323’le de bunu çözme yetkisi bizde. Ben milletime diyorum ki bu tür şeyleri halletme, bu tür bunların yalan yanlışlarının doğrusunu yapma, o da yine bizim irademizdedir. Bunları yine biz çözer, biz hallederiz.”

Gazeteci Banu El’in, Kılıçdaroğlu’nun “5 yılı ödemesiz, 20 yıl vadeli, çok düşük faizle uluslararası kredi için sözleşmeler yapılmış vaziyette” dediğini hatırlatması üzerine Erdoğan, “İnandınız mı? Ona sorarlar, senin ne sıfatın var? Uluslararası finans kuruluşlarından bir parayı alabilmek için önce bir sıfatının olması lazım. Öyle mi? Tabii sıfatının olması lazım. Eğer senin böyle bir sıfatın yoksa sana delikli kuruş vermezler.” dedi.

Erdoğan, uluslararası para fonlarının böyle bir şey yapmayacağını, 21 yıldır bu ülkede yönetici olduğunu, hepsinin tüm detayını bildiğini söyledi.

“Depremzede kardeşlerimiz ‘Yaparsa Reis yapar’ diyor”

Kılıçdaroğlu’nun “hesap uzmanı” sıfatının tarih olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Sen bu sıfata mı para alacaksın? Yok Londra piyasasından 300 milyar dolar alacakmış. Yalan söyleme ya, neyi alıyorsun? ya ortada hiçbir vasfın yok, sıfatın yok, yalan. Depremzede kardeşlerimiz ne diyor şimdi, ‘Yaparsa Reis yapar’. ‘Bay bay Kemal yapar.’ demiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Hatay Defne’de CHP’nin yüzde 90, kendilerinin yüzde 8 oy aldığını ancak kendisinin siyasal tercihlere hiç bakmadığını, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya talimat vererek hemen hastanenin yapılmasını istediğini dile getirdi.

Defne Hastanesi’nin iki ayda bitirildiğini, kendisinin ziyaret ederek açılışını yaptığını aktaran Erdoğan, “Gayet modern, sağlık elemanlarıyla ve bunun yanında ciddi manada tomografisiyle, MR’ıyla, ultrasonografisiyle, bütün bunlarla beraber odalarıyla, ameliyathaneleriyle, 11-12 tane de ameliyathanesi var. Böyle güzel bir yeri tek katlı olarak yaptık. Şu anda bu hastane hasta alımına başladı. Ne dedi muhalefet? Ben 3 ay dedim ya, ‘3 ayda neyi yapıyorsun?’ dedi. Sözde şimdi milletvekili de oldu ya ve Meral Hanım da buna aldandı. ‘Bunlar yalan söylüyor, yapamazlar.’ dedi ve yaptık.” açıklamasında bulundu.

Gazeteci Okan Müderrisoğlu’nun, İzmir ve Van’daki depremlerde de AK Parti’nin çok oy almadığı yerler olmasına rağmen hemen çalışmalara başladığını hatırlatması üzerine Erdoğan, şunları ifade etti:

“Mesela Van’a daha ikinci gecesinde ben kendim bizzat gittim. Evet ilk gün bakan arkadaşlarımı gönderdim. Biz Van’ın tamamına çok ciddi bir yatırım yaptık. Van’ın o zamanki büyükşehir belediye başkanı malum örgütün mensubuydu. Adam suyunu getirmiyor, sular kesildi. ve o zaman ben Veysel Bey’e dedim ki ‘Hemen DSİ’yi devreye sok.’ DSİ’yi devreye sokarak Van’ın su sorununu hallettik. Halbuki büyükşehirlerde su problemini çözmek büyükşehir belediyesine aittir. Fakat sağ olsun Veysel Bey’in üstün gayretleriyle DSİ oranın su sorununu çözdü.”

Erdoğan, Edremit ve Erciş’e de çok yüksek yatırımlar yaptıklarını, kendilerine oradan yüksek oy çıkmadığını, kimsenin kendilerine “ayrımcılık” iddiasında bulunamayacağını vurguladı.

“Burası CHP’ye oy veriyor diye hiç düşünmedik”

İzmir’de de geçen dönemle aynı milletvekili çıkardıklarını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Burası işte CHP’ye daha çok oy veriyor. Onun için biz buraya bu tür yatırımları yapmayalım. Nasıl olsa belediye CHP’nin belediyesi, varsın yapsın.’ demedik. Bu gerçekleri her şeyden önce bir görmemiz lazım. Ama biz öyle de olsa böyle de olsa biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Bu mücadelemizi, bu hizmet aşkımızı, hizmet anlayışımızı aynen bu şekilde veriyoruz. Mesela ben şimdi 8 Şubat tarihindeki depremden sonra ne dedim? Bize bir yıl verin dedim, şu anda biz bir yılın içindeyiz. Allah’ın izniyle bir yılda biz bu yıkılan konutları inşallah 3-4 kat zemin artı, bu şekilde yapmanın gayreti içerisinde olacağız. Tabii bu arada biz geçici dönemde de 910 bini aşkın çadır ile 117 bin konteynerin kurulumunu tamamladık. 13 bine yakın iş yerimizi de faaliyete aldık. Bugüne kadar 175 bin bağımsız bölümün inşa sürecini başlattık. 319 bini ilk bir senede olmak üzere toplamda 650 bin afet konutunu inşa edeceğiz. Ekim, kasıma kadar da bu işleri bitirmeyi kendimize hedef olarak tayin ettik.”

Müderrisoğlu’nun, Kılıçdaroğlu’nun Anayasa’nın ilk 4 maddesinin tartışmaya açılıp açılmayacağına ilişkin soruya “hayır” demediğini, DEVA Partisi’nin de “Türk” vatandaşlığı tanımının tartışmaya açılabileceğini ve burada başka bir tanımlamaya gidilebileceğini söylediğini belirterek, “Esasen bu altılı masa şeklindeyken HDP’yle birlikte yapılan bir anayasa taslağı çalışması da vardı. Orada da Anadolu Cumhuriyeti, mesela Türkiye Cumhuriyeti yerine, Türk vatandaşlığı tanımı bütünüyle ayıklanıyordu. Sonra bu metne sahip çıkmadılar. Siz bu çerçevedeki tartışmaları özellikle muhalefet cephesinde en uçlara kadar gidip gelen bu yaklaşımı nasıl yorumluyorsunuz?” şeklindeki sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Şimdi Kılıçdaroğlu, yani aklınıza gelebilecek her konuda yalan söyleyecek karakterde biri. Bir defa burada da yine yalan söylüyor. Böyle bir düşünce ne geçmişimizde vardır ne de şimdi var. Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değiştirilebileceğini söyleyen kendisidir. Sizin de ifade ettiğiniz gibi yanındakilerdir. Üstelik bunu PKK kanalında katıldığı bir programda ifade etmiştir. Burası da çok enteresan, belli ki CHP Genel Başkanı’nın kapalı kapılar ardında yaptığı pazarlığın bir parçası da Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değiştirilmesidir. İşte az önce de dinledik. Yine terör örgütünün uzantısı partiden bir tanesi ne diyor? ‘Biz yüzyılı ne yapacağız, değiştireceğiz.’ diyor.”

“Cumhur İttifakı, cumhurun ve Cumhuriyet’in teminatıdır”

Erdoğan, aynı kişinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili de çok ağır sözleri olduğunu hatırlatarak, “Ben tabii burada bizim yargımıza da şaşıyorum. Yargımız burada daha neyi bekliyor? Bunların suç teşkil ettiği ortada değil mi? Apaçık ortada.” diye konuştu.

Bu kişinin milletvekili olamadığını ve dokunulmazlığı bulunmadığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kaldı ki bize bakınca, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bu bizim ciğerlerimize işlemiştir. Biz bayrağımıza böyle bakarız. Başkentimiz noktasında zaten en ufak bir sıkıntımız söz konusu değil. Diğer iki maddeyle ilgili en ufak bir sıkıntımız benim partimin, arkadaşlarımın böyle bir sıkıntısı söz konusu değil. Yani bunlar kendilerine göre bu işi alıp farklı yere gidiyor. Bunlar tartışılabilir, konuşulabilir. Kimse endişe etmesin, Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı cumhurun ve Cumhuriyet’in teminatıdır. Buralarda herhangi bir spekülasyona nasıl 21 yıldır biz fırsat vermediysek, bundan sonra da kesinlikle böyle bir spekülasyona, böyle bir yaklaşıma asla fırsat vermeyiz.”

(Sürecek)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir