Anlaşmanın bitmesine yakın saldırdı

7 Ekim’den bu yana Gazze’ye soykırıma varan saldırılar düzenleyen İsrail yönetimi, Filistin’in uluslararası anlaşmalardan doğan yer altı enerji kaynaklarına ilişkin hakkını yıllardır gasp ediyor. Batı Şeria ve Gazze’de uyguladığı baskı, işgal ve abluka rejimiyle, bu bölgelerin alt yapısının güçlenmesine ve ekonomisinin büyümesine her fırsatta engel çıkartan işgalci güç, 1995’te imzalanan Oslo II anlaşmasıyla, Filistin’in hakkı olan yer altı enerji kaynaklarına ilişkin tasarrufta bulunmasına engel oluyor. Bu yolla her sene Filistin’in milyarlarca dolar gelir elde etmesinin de önüne geçiyor.

2024’TE SÜRESİ BİTİYOR

Filistin Yönetimi 1999 yılında İngiliz British Gas şirketiyle, Gazze açıklarında 25 yıllık bir doğal gaz arama anlaşması yapmıştı. Aynı yıl Gazze’nin 17 ila 21 mil açığında, Gaza Marine adlı oldukça büyük bir doğal gaz keşfi yapıldı. Ancak İsrail yönetiminin doğal gazın çıkarılması ve piyasa satışına çıkardığı engel oldu.

DONANMAYLA KONTROL ALTINA ALDI

İşgalci güç tam da anlaşmanın sona ermesine aylar kala, 7 Ekim saldırısını bahane ederek, donanmasını Gazze kıyısına yanaştırdı ve abluka altındaki bölgede Filistin varlığını sona erdirecek insanlık suçuna eşdeğer saldırılarına başladı. İşgalci güç Gazze’nin kuzeyinde yaşayan 1,2 milyon nüfusu zorla güneye sürme planını hayata geçirdi. İşgalci gücün başbakanı Binyamin Netanyahu ise gerçek niyetleri önceki gün yaptığı “Gazze’yi tam denetim altına almak” sözleriyle ortaya koydu. Böylece, ABD desteğiyle neredeyse tüm Levant bölgesindeki enerji kaynakları İsrail denetimine geçmiş olacak.

İŞGAL STRATEJİSİNİN BİR PARÇASI

İsrail’in Filistin topraklarında 1967’den bugüne devam eden işgal rejimi ve Gazze’ye 2007’den itibaren uyguladığı abluka, Filistin halkının, hak sahibi olduğu fosil enerji kaynaklarına ulaşmasına, işlemesine ve pazarlamasına engel oluyor. İsrail, işgal stratejisinin bir parçası olan uygulamayla, hem Filistin ekonomisini çökme noktasında tutuyor hem de kendine bağımlı kalmasını sağlayarak ihtiyaç duyulan maddi kaynağı elde etmesine engel oluyor.

ABLUKANIN ARDINDAKİ GERÇEK

İşgalci güç 2007’den beri Gazze’ye uyguladığı ambargo ile fiilen Gazze açıklarında bilinen doğal gaz rezervlerini gasp etmiş durumda. O tarihten bugüne British Gas’ın, arama ve saha geliştirme haklarına ilişkin, Filistin yönetimini bypass ederek, İsrail hükûmetleriyle anlaşma yolunu tercih ettiği biliniyor. Öte yandan İsrail, Filistin hakları pahasına Doğu Akdeniz’de kendi çıkarına doğal gaz ve petrol tespit ve çıkarma faaliyetleri de yürütüyor.

DEV DOĞAL GAZ VE PETROL REZERVİ

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) hesaplamalarına göre, Levant havzasında 122 trilyon metreküp doğal gaz ve 1,7 milyar varil petrol varlığı tespit edilmiş durumda. Bu rezervlerin maddi değerinin 524 milyar dolar olduğu değerlendiriliyor.

BATI ŞERİA’DA DA ÇALIYOR

Öte yandan, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Meged petrol ve doğal gaz sahasındaki enerji rezervi de İsrail tarafından çalınıyor. İşgalci güç sahanın 1948 ateşkes hattının batısında olduğunu iddia etse de, rezervin neredeyse tamamının 1967’den beri işgal altında bulunan Filistin topraklarının altında olduğu kaydediliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx